23 Eylül 2018
  • Antalya23°C
  • Ankara12°C

PETROLLER KRALİÇESİ ALANYA’YA ÖRNEK OLUYOR

Arabalioğlu Petrol’ün patronu Ayşe Arslan, iş yaşamındaki başarıları ile kadınların neler yapabileceği konusunda herkese örnek olmaya devam ediyor

Petroller kraliçesi Alanya’ya örnek oluyor

12 Mart 2018 Pazartesi 13:36

Kadın işletmeci olarak farklı bir sektöre giren ve önemli mesafeler kat eden, Oba Mahallesi Çevreyolu üzeri BP İstasyonu Arabalioğlu Petrol’ün başarılı patronu Ayşe Arslan, iş yaşamını ve hedeflerini Gerçek Alanya Gazetesi’ne anlattı.

Röportaj - İbrahim İPBÜKER

-Önce sizi tanıyarak başlayalım, Ayşe Arslan kimdir, kendinizi nasıl anlatırsınız?

Aslen Gazipaşalıyım. Gazipaşa’da babamın iş yerleri, seraları, vardı. Buradaki işleri takip ederek, çalışarak yetiştik. Üçü kız birisi erkek, dört kardeşiz. Babama hep destek olduk. Babam, ‘Her şeyi benden görecek, öğreneceksiniz’ derdi. Çok şey öğrendik babamdan. Mesela bir düğüne kızlar babasıyla gitmezdi. Ama babam bizi götürürdü. Babamın bizi eğitme şekli çok iyiydi. ‘sen yaparsın, başarırsın’ diyerek eğitti, özgüven verdi. Seramızda çalışan işçilerimiz vardı. İşçilerimizin ve hale giden malların takibini yapardık. İş hayatıyla geçmişten gelen bir bağım var. 1995 yılında Musa beyi tanıdım, flört etme gibi bir durumumuz olmadı. Görücü usulüyle evlendik. Eşim, gerçekten saygı duyduğum, baş tacım, çok değerli bir insan. Her konuda, her yönüyle beni hep destekledi. Hiçbir zaman benim kararlarımda, yaptığım işlerde engel olmaya çalışmadı, her zaman destek oldu. Üç tane çocuğum var. Evlendiğimizde eşim ticaretle uğraşıyordu. O dönemlerde kayınpederim paraları hep bana saydırırdı. Bazen denemek için eksik veya fazla para koyup ‘destenin İçinde şu kadar para var say kızım’ derdi. Saydığım para eksik ya da fazla çıkınca hemen söylerdi. Kayınpederim de, ‘öylemi tamam kızım, ben yanlış saymışım’ derdi. Ticareti böyle öğrendik aslında. Uzun yıllar sera malzemelerinin toptancılığını yaptıktan sonra eşim farklı bir arayış içine girdi, iş değişikliği yapalım dedi. Macun işi yaptık hep beraber. Ticaretin içine kendimi daha aktif attım. Böylece devam etti. Aralarda da farklı ticaretlerle uğraştım. En sonunda da nasip beni buraya getirdi. 

-Ne zamandan beri buranın başındasınız. Bir akaryakıt istasyonunda kadın patron olmak nasıl bir duygu?

2015 yılında geçtim buranın başına. Şuanda 15-16 çalışanım var. Bu sayı duruma göre eksilip artabiliyor. Kendi yoğunluğumuza göre ayarlıyoruz. Pompacımız, lastikçimiz, yıkamacımız, yemekçimiz, müdürlerimiz, marketçimiz var. İhtiyaca göre azaltıp çoğaltabiliyoruz.  Benim Gazipaşa’da olduğu kadar Alanya’da da çok çevrem var. Alanya’da çok kadın işletmeci var ama bizim sektörde yok sanırım. Bu anlamda ilk ben varım. Herkes gelip gerçekten teşekkür ediyor, tebrik ediyor. 

-Bundan sonraki hedefleriniz nedir?

Çok hedefim var, benim hep hedeflerim oldu zaten. Çıtayı yüksek tutmayı severim. Böyle bir tane daha akaryakıt istasyonum olsun istiyorum. İnşaat yapayım, emlak işi yapayım istiyorum. Bazı projelerim de var, hesabımı doğru yapıp, ona göre ileriye dönük çok ciddi yatırımlar yapmayı düşünüyorum.

-Patron olmanın tarifini yapabilir misiniz?

Patron demek, ağzından çıkan söze sadık insan demektir. Bunun sakalla, bıyıkla, cinsiyetle alakası yoktur. Sattığın malın arkasındaysan, yaptığın işten eminsen, sözüne sadıksan, dürüstsen, çalışanının hakkını yemiyorsan iyi patronsun demektir. Ben hep böyle yaptım ve yapmaya devam edeceğim. Bir akaryakıt istasyonunda kadın patron olması ilk zamanlar biraz yadırgandı belki ama aştık artık bunları. Bir kadın da petrol satabilir. Bir kadın petrolcülük yapamaz diye bir şey yok.

-Sizin bir de siyasi yönünüz var. Siyasetle aktif ilgileniyorsunuz. O anlamda neler yapıyorsunuz?

Evet,  siyaseti çok severim. Herkes gibi benim de bir siyasi görüşüm var. Kendime yakın bulduğum bir partim var. O partide hizmet de ettim. Kadın kolları yönetiminde bulundum. Siyaset hoşuma gidiyor. Ben siyasetin sahada yapılması gerektiğine inanıyorum . Ben gerçekten gönülden yapılan siyasetten yanayım. Her yaptığımızı da sosyal medyaya koyup, reklamını yapmıyoruz. 

-Arabalioğlu Petrol’ün hizmet anlayışı nasıldır, daha çok hangi kesim sizi tercih ediyor?

Biz, her kesimden her insana en iyi hizmeti sunmaya gayret ediyoruz. Burada Perşembe ve pazartesi günleri Pazar kuruluyor. Köy dolmuşları geçiyor buradan. Pazara gelen kadınlarımız da buraya gönül rahatlığı içinde gelip, ihtiyaçlarını gideriyor. Bizim için adap, edep çok önemlidir. Hem ticarette hem siyasette en önem verdiğim kavramlar, terbiye, edep, adap, dürüstlük ve namustur. Kadın patron olarak beni burada görmeleri insanlara güven veriyor. O insanlar buraya gelip mescidimizden, lavabolarımızdan, su sebilimizden faydalanıyor. Bana diyorlar ki ‘buraya soğuk su sebilini koyarsan, biz de termoslara doldurup gidersek sen burada su satamazsın.’ Ben de diyorum ki ‘Bu Allah rızası için. Siz buradan suyunuzu doldurun, dua edin yeter. Bunların bana çok güzel dönüşleri oluyor. Bu da benim çok hoşuma gidiyor. Buradaki pazarlara gelen esnaf ve müşterinin yaklaşık yüzde 80’i bize uğrar. Toplumun her kesimiyle barışıktır burası. Buraya herkes girip çıkabilir. Buraya herkesin güvenerek gelip gitmesi beni mutlu ediyor. 

-Bu işe başlarken yakınlarınız ve aileniz ne tepki verdi?

Çocukluktan beri hep girişimci olduğum için yadırgamadılar. Yaparsın dediler, destek verdiler. Yanımda oldular. Çocuklarım,’ anne sen yaparsın’ dediler. Eşim, ‘sana güveniyorum’ dedi. Ailemin desteği daha da cesaretlendirdi. 

-Başarılı bir iş kadını olarak Alanya’yanın ekonomik ve sosyal yapısını nasıl buluyorsunuz? 

Alanya’da her şeyin çok güzel olduğunu düşünüyorum. Hepimizin her yerde eksiklerimiz olabilir. Bu taleple, ihtiyaç duyuldukça tamamlanır. Gerçekten çalışan bir belediye başkanımız var. Dışişleri Bakanımız Çavuşoğlu Alanya’ya çok değer veriyor. Siyasette de kendilerini örnek alıyorum. Yanına gittiğimiz zaman, Ankara’da özel konutunda  ağırladı bizi. Herkese ismiyle hitap etmesi çok hoşumuza gitti. Dünyayla uğraşan bir bakanın, Alanya’dan birisini gördüğü zaman, sadece Alanya’ya adapte olması çok hoşumuza gidiyor. Alanya’da işler iyi gidiyor, gelecekte daha da iyi olacağına inanıyorum.

-Çalışanlarınızla nasıl aranız? Nasıl bir diyalog kurdunuz?

Çalışanlarımın benden çok memnun olduklarını duyuyorum. Her biri gelip bana tek tek derdini, sorununu söyleyebilir. Biz burada bir aile gibiyiz. Birbirleriyle aralarındaki iletişimleri, anlaşmaları beni çok mutlu ediyor. Birinin hastası olunca diğerini arayıp benim şöyle bir mazeretim var bana yardımcı olur musun diye sorabiliyorlar. Her şeye dikkat ediyoruz. Yemeğimizi kendi bünyemizde çıkartıyoruz. Malzemenin en kalitesini kullanıyoruz. Burada çalışan olarak kimse yok zaten. Biz çalışan demiyoruz, işçi demiyoruz. Bizim iş arkadaşlarımız var. Bizim ailemiz var burada. Bizim başarılı olduğumuz en önemli nokta da bu. Burada hiç kimse benim yanıma çekinerek gelmez. Önce müdürlere sorarlar, müdürün halledebileceği bir şeyse zaten bana gelmeden çözülür. Benimle ilgili bir şeyse mutlaka konuşuruz. Bu anlamda hiç bir sıkıntım yok.

-Alanyaspor’a bakış açınız nasıl?

Sporu çok seviyorum. Benim oğlum da zaten Gazipaşa'da Yıldızlar Takımı’nda oynadı. Futbolu sadece seyrederim. Spor benim can damarım. Alanyaspor’u desteklerim. Alanyaspor’un maçı olduğu günler müdürlerim Alanyaspor’un formasıyla gelir. Bu çok hoşuma gider. Bugün Alanyaspor’un maç günlerini sıkı takip ediyorum. Sonuç ne oldu, kim kazandı öğrenirim. Fakat zaman ayırıp maçlara çok gidemiyorum. Bu da bir eksiklik aslında. 

-Son olarak vermek istediğiniz mesaj nedir?

Benim kadınlara özel bir mesajım var. Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla, bu röportajı benden talep edip,  girişimci kadın olarak fikirlerimi almak istediğinizde kabul ettim. Aslında her gün kadınların olsun. Gerçekten kadınlara yapılan şiddet olmasın. Kadın öz güvenli olsun. Kocasının eşi, çocuğunun annesi olsun. İşinin patronu olsun. Her şey olsun. Ölmesin, öldürülmesin. Kadınlarımız,  gerçekten değerli bir varlık olduklarını hissedilsin. Ben işimden çok memnunum. Severek yapıyorum. Zaten severek yapmadığın hiçbir işte başarılı olmazsın. Ben bu işi ilerleteceğim. Önümde projelerim var. Düşünüyorum, araştırıyorum. Bunu aslında tüm kadınlarımız yapabilir. Nasıl konfeksiyoncu bir beyefendi bu işi yapabiliyorsa, petrol istasyonunu da bir bayan işletebilir. Bu anlamda örnek olmaya çalışıyorum. Bu işi yapmak isteyenler varsa gelsinler, konuşalım. Bilgile, tecrübelerimle yardımcı olayım, yol göstereyim. Kadınlarımızı teşvik edelim. Gerçekten zor bir şey değil. Önemli olan kendinize inanıp, güvenmeniz. Bir hanımefendi,  ‘Ayşe hanım ben bayan pompacı istiyorum dedi.’ Bende, pompacılık yapmak isteyen olursa, birisi böyle bir iş talep ederse, ya da senin düşündüğün birisi olursa getir konuşalım. Çok hoşuma gider dedim ama henüz öyle bir başvuru olmadı. İş yaşamında kadın erkek ayrımcılığı olmaması gerektiğine inanıyorum. Önemli olan, saygı, güven, dürüstlük, namus ve şerefinle çalışmak. Yapamayacağın şeylerin sözünü vermemek.”

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON DAKİKA